KIBRIS’I KISACA TANIYALIM
Adaya, bazı tarihçilere göre Avrupa’dan, bazılarına göre ise Asya’dan gelen insanlar ayak basmıştır. Ada, eski çağlarda Hititler’den, Mısırlılar’a ve Antik Yunanlar’a birçok medeniyetin yönetimine girmiştir. Milattan önce 58 yılında ada Romalılar tarafından alınmış, ve 350 sene boyunca Roma İmparatorluğu kontrolünde kalmıştır. Milattan sonra 395’te, Bizans İmparatorluğu’nun bir parçası olmuş ve putperestlikten yavaş yavaş Ortodoks Hristiyanlığa kaymıştır.
1191 yılında Aslan Yürekli Richard Haçlı Seferleri sırasında adaya yerleşmiş ve daha sonra adayı Templar Şövalyeleri’ne satmıştır. 1192 yılında Guy de Lusignan’ın adayı satın almasına izin vermiştir. Kıbrıs, 1489’da Venedikliler’in adayı alışına kadar Lusinyanlar’ın yönetimi altında kalmıştır.
1571 yılında Osmanlılar adayı fethetmişler ve 1878 yılında, Britanya ile Osmanlı İmparatorluğu arasında yapılan bir savunma anlaşması uyarınca adayı Britanya’ya kiralayana kadar yönetmişlerdir. Osmanlı İmparatorluğu Birinci Dünya Savaşı’na Almanya’nın tarafında katılınca, 1925 yılındaKıbrıs Britanya tarafından ilhak edilmiş ve bir İngiliz Kolonisi haline gelmiştir. 1960 yılında Kıbrıslı Türkler ve Rumlar Kıbrıs Cumhuriyeti’ni kurmuşlardır. Ancak 1963 yılında Rumlar Anayasa’yı tek taraflı olarak değiştirmeye kalktıklarında toplumlararası çatışma çıkmış ve Kıbrıslı Türkler Kıbrıs Cumhuriyeti’nden atılmışlardır. Toplam 103 Kıbrıs Türk köyü boşaltılmış ve Kıbrıslı Türkler adanın yüzde 3’ünü oluşturan enklavlarda yaşamaya zorlanmışlardır. 1974 yılında adayı Yunanistan’a bağlama amaçlı ve Yunanistan destekli bir darbenin ardından Türkiye adaya müdahale etmiştir. Müdahalenin ardından ada Kıbrıslı Türkler’in yaşadığı kuzey ve Kıbrıslı Rumlar’ın yaşadığı güney arasında ikiye bölünmüştür. 1975 Yılında Kıbrıslı Türk Federe Devleti kurulmuştur.
Read the rest of this entry →
GİRNE’de Bulunan Tarihi Yerler
Soli Harabeleri
Araştırmalarda, M.Ö. 700 yıllarına kadar uzanan bulgular ele geçmiştir. Şehrin uzunca bir süre limanı ve yakınındaki bakır madenleri nedeniyle önemli pozisyonunu korumayı başardığı anlaşılmaktadır. M.Ö. 498′de adadaki diğer krallıklarla birlikte Soli de Kıbrıs’ın yöneticisi olan Perslere başkaldırmış ve yenilmiştir. Bundan sonra şehrin daha iyi kontrolünün sağlanması için Pers taraftarı kral Doxandros of Marion tarafından sehrin yanına Vouni Sarayı yaptırılmıştır. Soli parlak dönemini Roma döneminde yaşamıştır. 7. yy’daki Arap akınları ise kentin sonu olmuştur. Araştırmalarda, Helenistik döneme ait altın ve gümüş takılar, M.Ö.1.yy’da yapılmış mermer bir Aphrodite heykeli, M.Ö.2.yy’a ait, Amazonlarla savaşı gösteren bir kabartma ele geçmiştir. Ayrıca, Helenistik döneme ait, agoraya açılan sütunlu caddenin ve agoradaki mermer bir anıtsal çeşmenin de kalıntıları ortaya çıkmıştır.
Read the rest of this entry →
St. Mamas, 12. yy’da yaşamış Hıristiyan bir azizdir. Adada onun adına adanmış 14 kilise olduğu söylenmektedir. St. Mamas manastırı 18. yy. ‘dan kalmadır. Giriş ve sütunları Bizans kilisesinden kalıntıların üzerine Lüzinyanlar tarafından inşa edilmiştir. St. Mamas’ın mezarının başından beri aynı yerde olduğu sanılmaktadır.
Read the rest of this entry →
GİRNE’deki Tarihi Yerler
Girne Kalesi
Kale 7.yy’da, Arap akınlarına karşı kentin korunması için yapılmıştır. Lüzinyanlar döneminde, Kantara kalesi gibi önemli bir yer olmuştur. Bu dönemde kale bazı yapısal değişikliklere de uğramıştır. Bu restorasyon çalışmalar 1373 yılındaki Cenevizliler kuşatması ile ara bulmuş, daha sonra yeniden devam etmiştir. Kale yapılırken o dönemin savunma taktikleri zırhlı şövalye ve okçulara göre düşünüldüğünden, 1489′dan sonra kaleyi kontrole alan Venedikliler, Osmanlı topçu saldırılarını gözönüne alarak yeniden inşaya girişmişlerdir. Kuzeybatı ve güneydoğu kulelerini ekleyerek, önlemler almaya çalışmalarına rağmen, Lefkoşa’daki Osmanlı zaferinden sonra kaleyi direniş göstermeden 1570 yılında Osmanlılara teslim etmişlerdir. Kaleye giriş bir hendek üzerinden olmaktadır. 1400′lü yıllara kadar bu hendek içi su dolu olarak kullanılmıştır. İç kapının tonozunda bulunan üç aslanlı Lüzinyan amblemi başka bir yapıdan buraya getirilmiştir. Kalenin içinde 1100′lü yıllarda yapıldığı sanılan bir Bizans kilisesi (St. George Kilisesi) yer almaktadır. 1570 yılında Kıbrıs’ın Osmanlılar tarafından fethi sırasında şehit düşen Osmanlı Amirali Cezayirli Sadık Paşa’nın lahiti de kalede bulunmaktadır. Kalenin diğer bölümlerini Kuzeybatı, Güneybatı ve Güneydoğu Venedik kuleleri, Lüzinyan dönemi Bekçi odası, Lüzinyan dönemine ait büyük salon, çeşitli zindan ve ambar amaçlı kullanılmış olan odalar, Bizans dönemine ait kule, Venedik Savunma platformu, sarnıç, Venedik dönemine ait cephanelik ve top mazgalı ve Batık Gemi Müzesi oluşturur. Kalede yakın dönemde, Eski Eserler Dairesi tarafından yapılan çalışmalarla çeşitli tarihsel tipleme ve mekan canlandırmaları ile adeta bir Açık Hava Müzesi atmosferi yaratılmaya çalışılmaktadır.
Read the rest of this entry →
Kibris Akdenizde bir ada. Kuzeyinde 65 km mesafe ile Türkiye, dogusunda 112 km mesafe ile Suriye, 267 km ile israil, 162 km ile Lübnan; güneyinde 418 km ile Misir; batisinda ise 965 km ile Yunanistan yer almaktadir. Kibris, Akdeniz’in Sicilya ve Sardinya’dan sonra üçüncü büyük adasidir. Kibris adasi 30.33 ve 35.41 eylemleri ve 32.23 ve 34.55 boylamlari arasindadir. KKTC’nin yüzölçümü 3.355 km²dir. Yaklasik olarak ada sahillerinin yarisi KKTC sinirlari içerisindedir.
Ekilebilen % 45 lik verimli arazinin % 20 si sulanmaktadir. KKTC genelinin % 20 si ormanlik olup yogun bir agaçlandirma programi devam etmektedir.
Read the rest of this entry →